Temmuz 10th, 2010 Yazan: PoYraZ
Gebelik sonrası emzirme döneminde ‘süt’ nasıl korunur ve korunmayı artırmak için neler yapılması gerekir?

Gebeliğin son aylarından itibaren prolaktin hormonunun kandaki seviyesinde artış olur ve bununla beraber meme dokusunda süt üretimi başlar. Bu hormon kafatası içinde beyinin hemen altında bulunan hipofiz adlı bezden salgılanır. Doğumun gerçekleşmesi ile beraber gerek dokunsal uyarılar, gerekse bebeğin meme başını emme hareketleri okstosin denilen hormon kana salgılanarak süt kanallarında biriken sütün dışarı çıkmasını sağlar. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Remzi Aydın anlatıyor.
Süt korur mu?
Bebeğin düzenli olarak emzirilmesi, bu sürecin devamını sağlamakla beraber süt üretimi için gerekli olan prolaktin hormonunun kandaki seviyesini yükseltir. Bu hormonun bir diğer görevi de bir bebeğin varlığını vücudun tüm organlarına, tabii ki overlere de duyurmaktır. Bu duyuruyu düzenli olarak alan yumurtalık, yeni bir gebeliğe yol açabilecek yumurtlama faaliyetine son verir. Cinsel istek azalır. Vagen kuruluğu gelişir. Bütün bu gelişmenin ana amacı büyüyen yeni nesli korumaktır. Bu nedenle “Süt korur” demek mümkündür.
BU YÖNTEMLE KORUNMANIN % 98 – 99 ARASINDA BAŞARI OLDUĞU BİLDİRİLMİŞTİR.
Ancak bu başarı oranını yakalamak için;
- Anne bebeği beslemek için ek gıda ve su kullanmamalı,
- Emzirme aralıkları gündüz 4, gece ise 6 saatten fazla olmamalı,
- Lohusalık kanamalarının bitmesinin ardından aybaşı kanamaları başlamamış olmalıdır.
“EKOLOJİK EMZİRME” İLE BAŞARI ORANINI YÜKSELTEBİLİRSİNİZ
İlk 6 aydan sonra başarı oranı belirgin olarak düşer. Başarı oranını, ilerleyen zamanlarda da yüksek tutabilmek için bazı kriterler belirlenmiştir. Bunlar karşılandığında ilk 6 aydan sonra, ilk adet görülünceye kadar olan başarı oranı % 94 olarak bildirilmiştir. Ortalama olarak adet görmeye başlama 14 ay olarak bildirilmiştir. Bu kriterlerin karşılandığı doğum kontrol yöntemi de “EKOLOJİK EMZİRME” yöntemi olarak adlandırılmıştır. Belirlenen toplam 7 kriter şunlardır.
1. Doğumdan sonraki ilk 56 gün hariç, vaginal kanama olmamalıdır.
2. Emzirme ilk 6 ay için bebeğin tek beslenme kaynağı olmalıdır. Pompa kullanılmamalı, su dahi verilmemelidir.
3. Emzik kullanılmamalıdır. Bebeği sakinleştirmek için emzirme tercih edilmelidir.
4. Emzirme mümkün olduğunca sık ve uzun olmalıdır. Programlı aralıklarla emzirme yöntemi uygulanmamalıdır. Bebek her istediğinde meme verilmelidir.
5. Bebek gece anne ile beraber uyumalıdır. Fakat yapılan araştırmalar “ani bebek ölümü sendromunun” aynı yatakta uyuma ile artış görüldüğü bildirilmiş olduğu için ya gerekli olan önlemler alınmalı veya yatağın yanında ayrı bir bebek yatağında yatırılmalıdır.
6. Annenin gündüz de bebek ile beraber aralıklarla uyuması sağlanmalıdır. Anne ile bebeğin dokunsal beraberliğinin prolaktin hormon miktarını arttırdığı gösterilmiştir.
7. Bebek bakımı ile anne primer olarak ilgilenmelidir. Bir bakıcının uzun süreler ile bebek ile ilgilenmesi annenin bebekten uzaklaşmasına yol açabilir.
Fakat bütün bunların karşılanmasına rağmen en azından % 6 başarısızlık oranı olduğu unutulmamalıdır. Her bünyenin duyarlılığı farklı olabileceği gibi bazen herhangi bir nedenle ( işe başlama, meme başı çatlakları, bebeğin hastalıkları gibi) süt verme frekansı düştüğünde yumurtalığın çalışmaya başlaması sürpriz bir gebeliğe yol açabilir. Bu nedenle eğer bu tür sürprizleri istemiyorsanız siz, siz olun uzman doktorunuza danışarak sizi üzmeyecek başka bir doğum kontrol metodunu kullanın.
Temmuz 10th, 2010 Yazan: PoYraZ
Emine Ayna, 12 Eylül’de yapılacak referandumun AK Parti’nin siyasi darbesi olacağını ileri sürdü.

Kürt halkının 12 Eylül 1980 askeri darbesinde yapılanlara boyun eğmeden mücadelesini sürdürdüğünü anlatan Ayna, halkın, AK Parti’nin siyasi darbesine de boyun eğmeyeceğini söyledi.
Mardin’in Nusaybin ilçesinde düzenlenen yürüyüşe katılan Ayna, BDP ilçe binasından kalabalığa seslendi.
Toplanma nedenlerinin Kürt halkına yapılan uygulamalar olduğunu bildiren Ayna, şöyle konuştu:
“Ölümleri, inkârı, işkenceyi protesto ediyoruz. Yürüyüş sırasında emniyet güçleri ‘taş atan çocuklar olursa kitleyi durduracağız’ dedi. Şiddete karşı kendini savundukları için 3 bin çocuk tutuklu ve şu anda cezaevlerinde mahkûm durumda. Peki, o gerilla cenazelerine işkence yapan koskoca adamlara kim ‘dur’ diyecek.”
12 Eylül’de yapılacak referanduma da değinen Ayna, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Halkı sandığa götüren ve bizi demokrat olmamakla suçlayan bu demokrat Başbakan 3 bin çocuğu tutuklattı, DTP’yi kapattırdı. Koalisyon hükümetler bile tezkereyi geçirmemişti, bu demokrat Başbakan tezkereyi geçirdi onlara; askeri de savaşa gönderdi. Analar 10 gündür evlatlarının cenazelerini beklerken bu demokrat Başbakan deniz kenarında tatil yapıyor. 12 Eylül’de yaşadıklarımızı bize tekrar yaşatan bu demokrat Başbakan bize demokrasi getireceğini iddia ediyor. AKP’ye ve yardakçılarına sesleniyorum: 12 Eylül 1982 askeri darbesi bize diz çöktüremedi, hak ve özgürlüklerimizden vazgeçmedik. Bugün de vazgeçmeyeceğiz. 12 Eylül 2010 AKP’nin siyasi darbesidir. Buna boyun eğmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Ayna’nın ilçeden ayrılmasından sonra Şirin Bulvarı ve 27 Mayıs Caddesi’nde olaylar çıktı. Toplanan gruplar, polise taşlarla saldırdı. Polis gruba tazyikli su ve göz yaşartıcı bomba ile müdahale etti.
İlçede gerginlik devam ediyor.
Temmuz 10th, 2010 Yazan: PoYraZ
Sağlığa zararlı 70 bin telefon cepte bekliyor. En çok sorun pil ve şarjda!..

Türkiye’de satılan telekomünikasyon cihazlarını, Avrupa standartlarında test edebilen Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na bağlı Piyasa Gözetim Laboratuvarı Başkanı Ejder Oruç, piyasada 70 bin sağlıksız cep telefonu bulunduğu uyarısısı yaptı.
iOruç, 10 farklı model telekomünikasyon cihazını, çevre ve insan sağlığı açısından güvenli olup olmadığını tespit etmek için denetlediklerini belirtirken, zararlı olduğu tespit edilen telefonların piyasadan toplanması için mahkeme sürecinin sonuçlanmasının beklendiğini belirtti. Oruç, 2007 yılından bu yana piyasada bulunan cihazların tüketici için güvenli olup olmadığını denetleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teknik Düzenleme ve Standardizasyon Dairesi bünyesindeki, “Piyasa Gözetimi Laboratuvarı’nda yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:
ÇOĞU “NO NAME”
Bu yıl 10 farklı cihazda, çevre ve insan sağlığı açısından güvenli olup olmadığını tespit etmek için test yapıldı. 10 üründen 8’i cep telefonu ve büyük bir çoğunluğu markasız (no name) cihazlardan oluşuyor. Mahkeme sürecinin ardından 70 bin telefon piyasadan toplanacak. Mahkeme 3 yıl sürebilir.
40 BİN CİHAZ YOK EDİLDİ
Denetim merkezi, Avrupa Birliği’ne akredite bir kurum olduğu için yapılan testler tüm Avrupa’da geçerli. Laboratuvarda bugüne kadar 45 farklı modelde cihaza güvensizlik tespiti yapıldı ve 40 bin cihaz toplatıldı.
53 FİRMAYA PARA CEZASI
Bilgi belge, fiziki kontrol ve laboratuvar testleri olmak üzere üç farklı yöntemle denetim yapıyoruz. Bugüne kadar 53 firmaya toplam 1 milyon 155 bin 606 TL’lik idari para cezası kestik. Güvensiz çıkan cihazlarla ilgili yaptığımız testlerin masrafını da firmalardan alıyoruz. Bunun için de 1 milyon 479 bin TL test masrafı tahakkuk ettirdik.
CİHAZLARI TOPLAMAK ZORUNLU
Test sonuçlarına göre ürünün, sağlığa ve çevreye zararlı olduğu tespit edilirse firmalardan, vatandaşın elindeki cihazların dönebilmesi için iki gazetede ve iki ulusal televizyonda yayın yapmasını isteriz. Duyuruları yapıp gelen cihazları bertaraf etmek zorundalar. Tüketici Hakem Heyet’ine müracaat edilince para iadesini alabilirler.
AB DESTEĞİ İLE 4.8 MİLYON EURO HARCANDI, LABARATUVAR KURULDU
Denetim merkezinin 4.8 milyon Euro’luk bir proje olduğunu belirten Ejder Oruç, şu bilgileri verdi: “Projenin yüzde 75’i Avrupa Birliği fonlarından sağlandı. Burada cep telefonlarından telsizlere, dect (kablosuz) telefonlardan otomobillere kadar elektromanyetik dalga yayan her türlü cihazın test edilebildiği bir teknolojik donanım kuruldu. 33 teknik personelle birlikte çalışıyoruz. Bu denetimler sayesinde tüketicinin güvenli ürün kullanmasını amaçlarken aynı zamanda sektör denetleniyor, güvensiz ürünlerin piyasada yer almamasını sağlıyoruz. Ayrıca Türkiye’de üretilen cihazlara onay da verebiliyoruz.”
3 YILDA 32.5 MİLYON CİHAZ İTHAL EDİLDİ
Türkiye’ye ithal edilen telefonlar hakkında bilgi veren Ejder Oruç, şunları söyledi: “2008 yılında 15 milyon, 2009’da 12 milyon, 2010’da ise şimdiye kadar 5.5 milyon cep telefonu ithal etmişiz. Şu ana kadar ithalat yapmış olduğumuz cep telefonlarından 2008 yılı için yüzde 16’larda, 2009 yılı yüzde 30, 2010 ’da ise yüzde 28’i Çin menşeli (no name) cep telefonlarından oluşuyor.”
BUNLARA DİKKAT
Cep telefonunun zararlı etkisini azaltmak için önerilen yöntemler şöyle:
Cep telefonları ilk arandığı anda açılıp kulağa götürülmemeli.
Kulaklıkla kullanmak sağlığa vereceği zararı 10’da 1’e, bluetooth ile 6’da 1’e düşürür.
Konuşulurken mikrofon kısmı ağza yapıştırılmamalı, kulak ve ağız arasında 90 derece açı olmalı.
İŞTE O TELEFONLAR VE SAR DEĞERLERİ
Blacberry8700G 1.08
SamsungX820 1.08
SamsungU800 0.99
OlaSP105 0.99
SagemMy401x 0.93
SonyZ71Oi 0.91
Motorola W220 0.85
SamsungE830 0.86
Blackberry8100 0.82
SamsungL760 0.79
Temmuz 10th, 2010 Yazan: PoYraZ
Lopez, Kuzey Kıbrıs’ta 24 Temmuz’da Cratos Premium Hotel’de vereceği konseri iptal etti.

Jennifer Lopez, Amerika’daki Rum lobisi tarafından internet üzerinden yapılan çeşitli spekülasyonlar üzerine Kuzey Kıbrıs’ta 24 Temmuz’da Cratos Premium Hotel’de vereceği konseri iptal etti. Lopez’i KKTC’de sahneye çıkarmaya hazırlanan Boz Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Bozoğlu, Lopez’e 100 milyon dolarlık dava açacaklarını söyledi.
“LOPEZ İLE SÖZLEŞME DAHİ İMZALADIK”
Bozoğlu, Jennifer Lopez’in konseri iptal etmesine ilişkin ünlü şarkıcıyla görüşmeye çalıştıklarını söyleyerek, “Lopez, kesinlikle doğum gününde hiç bir şekilde sahne almadığını, bundan sonra da sahne almak istemediğini söyledi. Bizler de otelimizin aktivitelerine ilişkin bilgileri ilettik kendisine. Bu defa kendisine cazip geldi. Kendisini gelmesi noktasında ikna ettik. Kendisi ikiz çocukları ve bütün ekibiyle gelmeyi kabul etti. Hatta bir jest yaparak partiyle ilgili arkadaşlarınız için özel bir uçak dahi kiralayabileceğimizi, arkadaşlarınızı da davet edebileceğini söyledik. O konuda da haber bekliyorduk. Kimleri davet edeceğine dair. Sözleşmemizi 16 Haziran’da imzaladık. Yaklaşık olarak 16 sayfalık profosyonel bir hukuk sözleşmesi hazırladık. Bu süreç böyle devam ederken,Jennifer Lopez’in geleceği basına yansıdı. Rum tarafında aşırı milliyetçiler var. Kendileri Jennifer Lopez’in geleceğini duymalarından itibaren kendisine sürekli e-mail attı. Sürekli Kıbrıs’ın şu anki durumunu çok dramatik bir halde olduğunu göstererek konserden vazgeçirmeye çalıştılar” dedi.
“GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİNDE ŞU ANDA SINIR KAPILARI AÇIK”
Yaşanan gerginliğe ilişkin konuşmasına devam eden Murat Bozoğlu, “Güney Kıbrıs Rum kesiminde şu anda sınır kapıları açık. Güneyden, kuzeye girişler serbest. Otelimize, Lefkoşe’den gelen Rumlar, bize teşekkür ediyorlar. Rum tarafında da böyle bir yatırım düşünür müsünüz deniliyor. Kendilerinin bize söylediği çok heyecan verici. Bu tepkiyi gösterenleri anlamadıklarını söylediler. Biz sizi destekliyoruz dediler. Bu biraz aşırı milliyetçilik. İki çocuğu ve doğum gününde geliyor bu nedenle biraz tedirginlik yaşadı. Doğum günü olması da olaya başka bir tedirginlik katıyor. Bunun aşırı bir milliyetçilik olduğunu söyledik. En son yaptığımız görüşmede geleceğini söyledi. Konserden sonra kendisine hazırladığımız partiden bahsettik. Kıbrısta’ki basın toplantısından sonra gelemeyeceğini söyledi. Kıbrıs’taki mevcut şartları tam olarak gözden geçirdikten sonra danışmanları programın iptal edilmesine karar verdi” diye konuştu.
“JENNİFER LOPEZ’E DAVA”
Yapılan sözleşmenin hangi gerekçelerle iptal edilebileceğinin maddelerini de sıralayan Murat Bozoğlu, iptal edilen sözleşmeden dolayı Jennifer Lopez’e dava açacaklarını dile getirdi. Bozoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Çok zarar ettik. 220 milyon dolarlık bir yatırım yapıyorsunuz, yatırımınızın içinde konser ciddi bir yer tutuyor. Konserin gerçekleşmemesi büyük zarar veriyor. New York’ta gerekirse en iyi avukatları tutup kendisine yüklü bir tazminat davası açacağız. En az 100 milyon dolarlık bir dava olacak. Esas amacımız adaya barış ve huzur getirmekti. Pazartesi sözleşmeyi yapmasına dair bir yazı göndereceğiz. Cevap alamadığımız takdirde hukuki yolara başvuracağız.”
KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ünlü sanatçı Jennifer Lopez’in KKTC’de vereceği konseri iptal etmesine ilişkin, “Hepimiz el birliğiyle bu işin üzerine gideceğiz. Onların binlerce mailine karşı milyonlarca mail göndererek gidişatı tersine çevirmeliyiz” dedi.
Boz Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Bozoğlu, 24 Temmuz’da açılışı yapılacak KKTC’deki Cratos Premium Hotel’de konser verecek olan Jennifer Lopez’in web sitesinden yapılan açıklamada, konserin iptal edildiğinin duyurulması üzerine, Less Ottomans Hotel’de basın toplantısı düzenledi.
KKTC’nin Birinci Cumhurbaşkanı Denktaş, KKTC Başbakanı İrsen Küçük ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan toplantıya telefonla katıldı.
Denktaş, Rum idaresini Türklerin başına getirenin Amerika ve İngiltere olduğunu belirterek, “Şimdi onlara da bir görev düşüyor. Bu konu karşısında bir şeyler söylemeleri gerekir. Eğer Kıbrıs’ta çözüm isteniyorsa, Rumlara bu kadar destek verip ‘Hadi görüşelim’ denmesinin bir anlamı yoktur. Hepimiz el birliğiyle bu işin üzerine gideceğiz. Onların binlerce mailine karşı milyonlarca mail göndererek gidişatı tersine çevirmeliyiz” dedi.
KKTC Başbakanı Küçük de sanatsal olaylara tahammül edemeyenlerin, siyasi olaylara çözüm getirmesinin düşünülemeyeceğini ifade ederek, bu tür girişimlerin dostluk ve barış çabalarını olumsuz etkileyeceğini kaydetti.
Küçük, “Tam da görüşmelerde ilerleme sağlanmışken bu tavır hoş olmadı. Dileriz ki bu davranış içinde bulunanlar kararlarını yeniden gözden geçirir ve düzeltirler” diye konuştu.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Mercan da KKTC’ye çok büyük bir yatırım yapıldığını, ancak Jennifer Lopez’in anlaşmaya uymadığını söyledi. Bu durumun bir hukuki süreç başlattığını hatırlatan Mercan, “Hala birtakım çevreler, KKTC’nin kalkınmasından rahatsız oluyorlar. Bu tamamen ticari bir sorun. Bu durumda bizim yapacağımız şey, uluslararası arenada KKTC’ye yapılan haksızlığı anlatmaktır. Bundan sonra işletme sahibi hukuki olarak uluslararası mahkemede hakkını arayacaktır” dedi.
Temmuz 10th, 2010 Yazan: PoYraZ
Temmuz ayında yağan yağmurlar yerini güneşe bırakıyor… Hafta başında hava ısınacak… Hem de fena!..

Meteoroloji, yağışların etkisinin azaltmasıyla birlikte hava sıcaklığının yarın ve Pazartesi günü iç ve doğu bölgelerde 2 ila 4 derece daha artarak, ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini bildirdi.
Çevre ve Orman Bakanlığı Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin kuzey kesimlerinde görülen yağışların etkisini azaltarak, hafta ortasına kadar kuzeydoğu kesimlerde aralıklarla görülmeye devam edeceği belirtildi. Diğer bölgelerde ise az bulutlu ve açık bir havanın hakim olacağının tahmin edildiği bildirildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:
MEVSİM NORMALLERİNİN ÜZERİNE ÇIKACAK
”Yağışların etkisini azaltmasıyla birlikte hava sıcaklığı yarın ve Pazartesi günü iç ve doğu bölgelerde 2 ila 4 derece daha artarak, ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Hava sıcaklığının hafta ortasına kadar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 5 ila 7, İç Anadolu’da 4 ila 6, Akdeniz’in iç kesimleri ile Karadeniz’de 2 ila 4, Marmara, Ege ve Akdeniz’in kıyı kesimlerinde 1 ila 3 derece normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin edilmektedir.”
Sıcak havanın oluşturabileceği olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.
Açıklamaya göre, bugün Türkiye’nin kuzeybatısı ile Samsun, Ordu ve Giresun çevreleri gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek.
Yarın Türkiye’nin kuzeydoğu kesimleri parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Kastamonu çevreleri kısa süreli gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık olacak.
Pazartesi günü Türkiye’nin kuzey kesimleri parçalı bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Bolu, Kastamonu, Karabük, Sinop, Amasya, Tokat, Artvin çevreleri kısa süreli gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık; salı günü ise Türkiye’nin kuzey kesimleri parçalı bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Kastamonu, Sinop, Amasya, Tokat, Artvin, Kars, Ardahan, Iğdır, Kırklareli ile İstanbul’un Çatalca ve Silivri ilçeleri kısa süreli yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek.